Hakkâri’ de yağan her yağmur, eriyen her kar tanesi bir
bereket olarak görülürken, bu coğrafya son aylarda yaşanan aşırı yağışlar ve
ani sıcaklık değişimleriyle doğanın gücünü en sert hissettiği zamanlarını
yaşıyor. Dağların arasına sıkışmış bu şehir, zorlu coğrafyasıyla imtihan
edilmeye devam ediyor. Bu kadim şehir sanki kendi içine kapanmak ister gibi
yollarını kendi sessizliğine gömmektedir.
Heyelanla birlikte şehrin “can damarı” olan yollarının
çökmesi sadece “yol kapanması” gibi basit bir durumdan çıkıp “yaşam mücadelesi”
ne dönüşmektedir. Çünkü o ince şeritler koptuğunda sadece ulaşım değil bir
şehrin; umudu, sağlığı ve nabzı da durma noktasına gelir. Çöken sadece bir asfalt değil; bir hastanın
şifaya giden yolu, bir öğrencinin yarını, bir esnafın rızkıdır. Dağılan
yollarla birlikte bunların hepsi maalesef toprak altında kalmaktadır.
Ve şimdilerde Hakkâri derin bir sessizliğin içinde duyulmayı
beklemektedir.
Kentin dış dünyayla
bağlantısının kopma noktasına gelmesiyle insanlar birçok hizmetten mağduriyet
yaşamaya başlamıştır. Dışarıdan gelen bir tırın taşıdığı sadece gıda değil,
hayatın devam ettiğinin kanıtıdır. Boşalan raflarla birlikte artan fiyatlar ve
geciken çözümler; insanlara sadece mağduriyet değil “sahipsizlik” ve
“unutulmuşluk” hissi uyandırmaktadır.
Evet, coğrafya kaderdir; ama bu kaderde insanı yalnız
bırakmamak, köprüler kurmak bir tercihten çok zorunluluktur. Hakkâri’nin bu
makûs talihi, yollarının her yağışta bir bekleyişe dönüşmemelidir. Bu kaderi
bir çile olma durumdan kurtarmak o coğrafyayı vatan kılanların borcudur. Yol
medeniyettir öyleyse hiçbir halk o medeniyetten mahrum kalmamalıdır.
Dağların arasında hayat kuran bu insanlar modern dünyanın
teknoloji imkânlarıyla coğrafyanın bu hırçınlığına karşı daha sağlam cevaplar
beklemektedir. Devletin o güçlü elini tünellerin karanlığında sönmeyen bir
ışık, viyadüklerin ayaklarında sağlam bir beton olarak görmek istemektedir.
Hakkâri, sadece uzak bir şehir değil, bu ülkenin en uçtaki
nöbetçisidir ve nöbetçinin yolu her daim açık ve güvenli olmalıdır.